Herhangi bir kelime yazın!

"insolvent" in Turkish

iflas etmişborçlarını ödeyemeyen

Definition

Bir kişi ya da kuruluşun borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. Genellikle ticari veya hukuki alanlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, ticari ya da hukuki anlamda kullanılır. 'Bankrupt' yani 'iflas' resmî bir hukuki durumdur; 'insolvent' ise para yetersizliğini belirtir. 'declare insolvent' veya 'become insolvent' gibi deyimlerle karşılaşabilirsiniz.

Examples

The company became insolvent after losing its biggest client.

Şirket en büyük müşterisini kaybedince **iflas etmiş** oldu.

If a person is insolvent, they cannot repay their debts.

Bir kişi **iflas etmişse**, borçlarını ödeyemez.

Several banks are close to being insolvent.

Birkaç banka **iflas etmiş** olmaya çok yakın.

Their business stayed open for months, even though it was clearly insolvent.

İşletmeleri aylarca açık kaldı, oysa açıkça **iflas etmiş** durumdaydı.

The court declared the firm insolvent after an official audit.

Mahkeme, resmi denetim sonrası şirketi **iflas etmiş** ilan etti.

He knew he was insolvent, but kept borrowing more money.

**İflas etmiş** olduğunu biliyordu, ama yine de borç almaya devam etti.