"ineffectual" in Turkish
Definition
Beklenen sonucu vermeyen veya amaçlanan işi başaramayan; başarısız.
Usage Notes (Turkish)
'ineffectual' daha çok resmi veya açıklayıcı ortamlarda kullanılır; çoğunlukla 'çaba', 'teşebbüs', veya 'yanıt' gibi kelimelerle beraber geçer. 'Faydasız'dan daha hafiftir, ama etkisizlik vurgulanır.
Examples
His ineffectual plan failed to solve the problem.
Onun **etkisiz** planı sorunu çözmedi.
The medicine was ineffectual in treating my headache.
İlaç baş ağrımda **etkisiz** oldu.
Their ineffectual efforts could not change the situation.
Onların **sonuçsuz** çabaları durumu değiştiremedi.
I found his advice completely ineffectual—it didn't help at all.
Onun tavsiyesini tamamen **etkisiz** buldum—hiç yardımcı olmadı.
Her ineffectual response to the crisis made everyone nervous.
Onun krize verdiği **etkisiz** yanıt herkesi tedirgin etti.
He seemed ineffectual in meetings, rarely contributing useful ideas.
Toplantılarda **etkisiz** görünüyor, nadiren faydalı fikirler sunuyordu.