"indolent" in Turkish
Definition
Çaba sarf etmekten veya çalışmaktan kaçınan, genellikle tembel veya yavaş davranan kişileri tanımlar. Tıbbi olarak ise yavaş ilerleyen ya da ağrısı hafif olan durumlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Indolent' genellikle resmi ve tıbbi ya da akademik metinlerde kullanılır. 'indolent lifestyle' uzun süre pasif kalmayı, 'indolent tumor' ise yavaş büyüyen tümörü anlatır. Eğlence amaçlı tembelliği ifade etmez.
Examples
The indolent boy preferred to sleep rather than help with chores.
O **tembel** çocuk, ev işlerine yardım etmektense uyumayı tercih etti.
An indolent lifestyle can lead to health problems.
**Tembel** bir yaşam tarzı sağlık sorunlarına yol açabilir.
The doctor said it was an indolent tumor, growing very slowly.
Doktor bunun **ağırkanlı** bir tümör olduğunu, çok yavaş büyüdüğünü söyledi.
My cat is so indolent that she barely moves all day.
Kedim o kadar **tembel** ki, tüm gün neredeyse hiç hareket etmiyor.
He took an indolent approach to his assignments, always waiting until the last minute.
O, ödevlerine **tembel** bir yaklaşımla, her zaman son ana kadar bekledi.
Compared to his energetic friends, Mark seemed positively indolent.
Enerjik arkadaşlarıyla karşılaştırıldığında Mark oldukça **tembel** görünüyordu.