"in vain" in Turkish
Definition
Çok çaba gösterip yine de sonuca ulaşamazsanız, yapılan her şey boşa gitmiş olur.
Usage Notes (Turkish)
'boşuna' ve 'nafile' genellikle 'çabalamak', 'aramak', 'beklemek' gibi fiillerden sonra gelir. Resmi veya dramatik anlatımlarda sıkça kullanılır. 'Vain' kelimesinin kibir anlamıyla karıştırılmamalı.
Examples
They searched in vain for their lost cat.
Kayıp kedilerini **nafile** aradılar.
I tried in vain to fix my bike.
Bisikletimi tamir etmeye çalıştım ama **boşuna**.
She waited in vain for the bus to arrive.
Otobüsün gelmesini **boşuna** bekledi.
All his efforts were in vain—the project was canceled anyway.
Tüm çabaları **boşuna** gitti—proje yine de iptal edildi.
We shouted for help in vain; nobody heard us.
**Boşuna** yardım için bağırdık; kimse duymadı.
He waited in vain for her to call him back.
Onun aramasını **nafile** bekledi.