Herhangi bir kelime yazın!

"in hot pursuit" in Turkish

yakın takiptesıcak takipte

Definition

Birini ya da bir şeyi çok yakından ve hızla takip etmek, genellikle yakalamak amacıyla; genellikle polis haberlerinde veya macera hikâyelerinde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Biraz resmî olup genellikle haberlerde, polis raporlarında veya macera hikâyelerinde geçer. Aciliyet ve çok yakın takip anlamı taşır.

Examples

The police were in hot pursuit of the getaway car.

Polis kaçış aracının **yakın takibindeydi**.

The dog ran out the door, with the children in hot pursuit.

Köpek kapıdan dışarı koştu, çocuklar ise **yakın takipte**ydi.

The thief escaped through the alley, with security guards in hot pursuit.

Hırsız ara sokaktan kaçtı, güvenlik görevlileri ise **yakın takipteydi**.

The reporter arrived just in time to see the suspect speed away, police in hot pursuit behind him.

Muhabir tam zamanında geldi ve şüphelinin hızla uzaklaştığını, polisin ise **sıcak takipte** olduğunu gördü.

The kids raced through the park, each in hot pursuit of the other.

Çocuklar parkta koşturdu, hepsi birbirinin **yakın takibindeydi**.

He darted into the building with paparazzi in hot pursuit.

O binaya daldı, paparazziler ise **yakın takipteydi**.