Herhangi bir kelime yazın!

"impasse" in Turkish

çıkmaztıkanıklık

Definition

İki tarafın anlaşamaması nedeniyle ilerlemenin mümkün olmadığı durum. Genellikle müzakere ve çatışmalarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok ciddi müzakerelerde ve resmî konuşmalarda kullanılır. 'Çıkmaza girmek' sık kullanılan bir ifadedir. Günlük, sıradan konuşmada nadiren tercih edilir.

Examples

The negotiation reached an impasse after hours of discussion.

Saatlerce süren tartışmanın ardından müzakereler **çıkmaza** girdi.

They could not find a way out of the impasse.

**Çıkmazdan** çıkmanın bir yolunu bulamadılar.

The talks ended in an impasse.

Görüşmeler **çıkmazla** sona erdi.

We're at an impasse here—neither side is willing to compromise.

Burada bir **çıkmazdayız**—hiçbir taraf taviz vermiyor.

Her proposal helped break the impasse and move things forward.

Onun önerisi **çıkmazı** aşmamıza ve ilerlememize yardımcı oldu.

It feels like we're stuck in an endless impasse with these negotiations.

Bu müzakerelerde sonsuz bir **çıkmaza** saplanmış gibi hissediyorum.