"idler" in Turkish
Definition
Çalışmaktan kaçınan veya vaktini boş geçiren kişi. Ayrıca, mekanikte ana hareketi sağlamayan ama hareketi yönlendiren ya da destekleyen parça.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada hafif olumsuz, eleştirici anlam taşır. Genellikle başkasını nitelerken kullanılır. Mekanikte teknik bir terimdir. 'Aylak' veya 'aylaklık etmek' ifadelerine dikkat edin.
Examples
He is such an idler, always avoiding work.
O tam bir **aylak**, hep işten kaçıyor.
No one likes an idler in the team.
Takımda kimse **aylak** sevmez.
The machine has an idler that keeps the belt in place.
Makinede kayışı yerinde tutan bir **avara kasnak** var.
Don’t be an idler—help us clean up after lunch!
**Aylak** olma—öğle yemeğinden sonra temizlemeye yardım et!
He may seem like an idler, but he’s actually thinking deeply.
O bir **aylak** gibi görünebilir ama aslında derin düşüncelere dalmış durumda.
In old novels, the city cafes are full of poets and idlers passing time.
Eski romanlarda şehir kafeleri şairler ve zamanı geçiren **aylaklar** ile doludur.