"hypoxic" in Turkish
Definition
Dokularda, organlarda ya da çevrede yeterli oksijenin bulunmadığı durumları tanımlar. Genellikle tıbbi veya bilimsel bağlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'hipoksik' terimi tıp ve bilimsel alanlarda geçerlidir; günlük nefes darlığı için kullanılmaz. 'anoksik' (tam oksijensizlik) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The patient was in a hypoxic state after the accident.
Kazadan sonra hasta **hipoksik** bir durumdaydı.
Some fish can survive in hypoxic water.
Bazı balıklar **hipoksik** sularda hayatta kalabilir.
Mountaineers may feel hypoxic at high altitudes.
Dağcılar yüksek irtifada **hipoksik** hissedebilirler.
If your blood oxygen drops too low, you become hypoxic.
Kandaki oksijen çok düşerse, **hipoksik** olursunuz.
People living at high altitude often adapt to hypoxic conditions.
Yüksek rakımda yaşayan insanlar genellikle **hipoksik** koşullara uyum sağlar.
The doctor checked for hypoxic damage after the patient had trouble breathing.
Doktor, nefes alma sorunu yaşayan hastada **hipoksik** hasar olup olmadığını kontrol etti.