"homebody" in Turkish
Definition
Dışarı çıkmak ya da gezmek yerine evde kalmayı tercih eden kişidir.
Usage Notes (Turkish)
‘Evcimen’ kelimesi samimi ve hafif şaka şeklinde kullanılabilir, ‘içe dönük’ ile aynı değildir; sosyal olup yine de evde kalmayı tercih edenler için de kullanılır.
Examples
My sister is a homebody and loves spending evenings at home.
Kız kardeşim tam bir **evcimen**, akşamlarını evde geçirmeyi çok sever.
Being a homebody means you often enjoy watching movies at home.
**Evcimen** biri olmak, genellikle evde film izlemekten keyif almak demektir.
Jack is a homebody and rarely goes to parties.
Jack tam bir **evcimen**, nadiren partilere gider.
Honestly, I'm a bit of a homebody—I just love cozy nights in with takeout.
Açıkçası, ben biraz **evcimenim**—dışarıdan yemekle evde rahat bir gece geçirmeyi çok severim.
You wouldn’t guess he’s a homebody; he just enjoys his own space more than the club scene.
Onun bir **evcimen** olduğunu tahmin edemezsin; sadece kulüp ortamındansa kendi alanında olmayı tercih ediyor.
During winter, being a homebody feels perfect—blanket, tea, and a good book.
Kışın **evcimen** olmak harika hissettiriyor—battaniye, çay ve güzel bir kitap.