"hobbling" in Turkish
Definition
Genellikle bacak veya ayakta ağrı ya da yaralanma sebebiyle, dengesiz ve zor bir şekilde yürümek. Hasarlı bir nesnenin yavaş ve zor hareketi için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle birinin ya da hayvanın topallamasını anlatır, ancak arızalı araç gibi nesneler için de kullanılabilir. Samimi, günlük konuşmada daha yaygındır.
Examples
He is hobbling because he twisted his ankle.
Bileğini burktuğu için **topallıyor**.
The old dog was hobbling along the road.
Yaşlı köpek yolda **topallayarak** ilerliyordu.
She started hobbling after she fell.
Düştükten sonra **topallamaya** başladı.
My bike was hobbling home on a flat tire.
Bisikletim patlak lastikle eve **topallayarak** gidiyordu.
After running the marathon, I was hobbling for days.
Maraton koştuktan sonra günlerce **topalladım**.
The runner kept hobbling, refusing to quit even though he was in pain.
Koşucu canı acımasına rağmen pes etmeyip **topallayarak** devam etti.