"glimpsed" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da bir kişiyi çok kısa bir süreliğine, genellikle kısmen veya hızlıca görmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime, kısa ve hızlıca görülen şeyler için kullanılır. 'run a business' gibi kullanımlar bu kelimede yoktur, genelde göz ucuyla veya bir anlık bakış içindir.
Examples
She glimpsed a cat running across the street.
Bir kedinin caddeden geçtiğini **görüp geçti**.
I glimpsed my teacher at the store yesterday.
Dün mağazada öğretmenimi **göz ucuyla gördüm**.
He glimpsed the sunrise through the window.
Güneşin doğuşunu pencereden **göz ucuyla gördü**.
I only glimpsed her before she disappeared into the crowd.
Kalabalığa karışmadan önce onu sadece **görüp geçtim**.
He glimpsed something moving behind the curtain, but wasn't sure what it was.
Perdenin arkasında bir şeyin hareket ettiğini **göz ucuyla gördü**, ama ne olduğunu anlayamadı.
I glimpsed the answer just as the teacher covered the board.
Öğretmen tahtayı kapatırken cevabı **görüp geçtim**.