"frown on" in Turkish
Definition
Bir şeyin yanlış ya da kabul edilemez olduğunu, genellikle ahlaki veya toplumsal bir bakış açısından, belirtmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kurumlar, topluluklar veya ebeveynlerin hoş görmediği davranışlar için kullanılır. Yasaklamak anlamında değil, olumsuz bakış açısı ifade eder.
Examples
Many companies frown on late arrivals to work.
Birçok şirket işe geç gelmeyi **hoş karşılamaz**.
In our school, teachers frown on chewing gum in class.
Okulumuzda öğretmenler derste sakız çiğnemeyi **uygun görmez**.
My parents frown on loud music after midnight.
Ailem gece yarısından sonra yüksek sesle müzik dinlemeyi **uygun görmez**.
Wearing jeans to a formal event is usually frowned on.
Resmi bir etkinlikte kot pantolon giymek genellikle **hoş karşılanmaz**.
It's frowned on to use your phone during a meeting, but some people still do it.
Toplantıda telefon kullanmak **hoş karşılanmaz**, ama bazıları yine de yapar.
Smoking is a lot more frowned on these days than it used to be.
Günümüzde sigara içmek eskisine göre çok daha fazla **hoş karşılanmıyor**.