"flogged" in Turkish
Definition
Birini ceza olarak kırbaç veya sopa ile dövmek. Genellikle ağır bir fiziksel cezayı anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eski, tarihî cezalandırmalarda kullanılır. Günümüzde bazen ‘flogged a dead horse’ gibi deyimlerde de geçer. Daha çok geçmiş olayları anlatırken kullanılır.
Examples
He was flogged as a punishment for stealing.
O, hırsızlık yaptığı için ceza olarak **kırbaçlandı**.
Many prisoners were flogged in the old days.
Eskiden birçok mahkûm **kırbaçlanırdı**.
He flogged the horse to make it go faster.
Atı daha hızlı gitmesi için **kırbaçladı**.
I feel like I’ve been flogged after that tough workout.
O zor antrenmandan sonra kendimi adeta **kırbaçlanmış** gibi hissediyorum.
They were harshly flogged for breaking the rules.
Kuralları çiğnedikleri için ağır şekilde **kırbaçlandılar**.
We all flogged ourselves trying to finish the project on time.
Projeyi zamanında bitirmek için hepimiz kendimizi **parçaladık**.