Herhangi bir kelime yazın!

"faltering" in Turkish

tereddütlüzayıfkararsız

Definition

Güvensiz, zayıf veya kararsız şekilde hareket etmek, konuşmak ya da bir işin ilerlemesi anlamına gelir. Özellikle bir kişinin kendinden emin olmadığı durumları anlatırken kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'faltering voice', 'faltering steps', 'faltering progress' gibi durumlarda kullanılır; ani başarısızlık için uygun değildir.

Examples

She took a few faltering steps toward the door.

Kapıya doğru birkaç **tereddütlü** adım attı.

His faltering voice showed he was nervous.

Onun **tereddütlü** sesi, gergin olduğunu gösteriyordu.

Their company's faltering progress worried the investors.

Şirketlerinin **zayıf** ilerleyişi yatırımcıları endişelendirdi.

He gave a faltering apology, unsure of what to say next.

Ne diyeceğini bilmeden **tereddütlü** bir özür diledi.

Her faltering confidence was clear during the interview.

Mülakat sırasında **zayıf** özgüveni açıkça belli oluyordu.

With a faltering smile, he tried to hide his disappointment.

O, **tereddütlü** bir gülümsemeyle hayal kırıklığını gizlemeye çalıştı.