Herhangi bir kelime yazın!

"extenuating circumstances" in Turkish

hafifletici nedenlerhafifletici koşullar

Definition

Bir hata veya suçu daha az ciddi ya da daha anlaşılır kılan özel sebepler veya durumlar.

Usage Notes (Turkish)

Resmî, hukuksal ve akademik ortamlarda sık kullanılır. 'there are extenuating circumstances' gibi kalıplar savunma için ortaya konur.

Examples

He was late because of extenuating circumstances.

O, **hafifletici nedenler** sebebiyle geç kaldı.

The judge considered the extenuating circumstances before deciding.

Yargıç karar vermeden önce **hafifletici nedenleri** dikkate aldı.

We must take the extenuating circumstances into account.

**Hafifletici nedenleri** hesaba katmalıyız.

Due to extenuating circumstances, the meeting was postponed.

**Hafifletici koşullar** nedeniyle toplantı ertelendi.

She explained her actions by referencing extenuating circumstances.

Davranışlarını **hafifletici nedenler** ile açıkladı.

If you have any extenuating circumstances, please let us know before the deadline.

Herhangi bir **hafifletici nedeniniz** varsa, lütfen son tarihten önce bize bildirin.