"exclaim" in Turkish
haykırmakbağırmak (şaşkınlık ya da heyecanla)
Definition
Bir şeyi aniden ve yüksek sesle, genellikle şaşkınlık, sevinç ya da öfkeyle söylemek.
Examples
She exclaimed, "What a beautiful painting!"
"Ne güzel bir tablo!" diye **haykırdı**.
"I can't believe it!" he exclaimed.
"İnanamıyorum!" diye **haykırdı**.
The teacher exclaimed when the students surprised her.
Öğrenciler onu şaşırttığında öğretmen **haykırdı**.
"No way!" she exclaimed, laughing at the joke.
"Olamaz!" diye gülerek **haykırdı**.
People in the crowd exclaimed in awe as fireworks lit up the sky.
Havai fişekler gökyüzünü aydınlatırken kalabalıktaki insanlar hayranlıkla **haykırdı**.
He exclaimed that he had finally finished the project after weeks of hard work.
Haftalarca süren yoğun çalışmadan sonra projeyi sonunda bitirdiğini **haykırdı**.