"embroider" in Turkish
Definition
Bir iğne ve iplikle kumaşı veya giysiyi desen ya da şekillerle süslemek. Ayrıca bir hikâyeye abartılı veya hayali detaylar eklemek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle el işi anlamında kullanılır, ancak 'hikâyeyi süslemek' (abartılı anlatmak) şeklinde de mecaz olarak geçebilir. 'Kumaş', 'isim', 'hikaye' gibi nesnelerle birlikte kullanılır.
Examples
She loves to embroider flowers on her pillowcases.
Yastık kılıflarına çiçek **işlemeyi** çok seviyor.
My grandmother can embroider beautiful patterns.
Büyükannem güzel desenler **işleyebilir**.
They learned how to embroider in school.
Okulda **işleme** yapmayı öğrendiler.
He tends to embroider his stories to make them more entertaining.
Hikâyelerini daha eğlenceli yapmak için sıkça **abartır**.
Could you embroider my initials on this handkerchief?
Bu mendile baş harflerimi **işleyebilir** misin?
The wedding dress was carefully embroidered with gold thread.
Gelinlik dikkatlice altın iplikle **işlenmişti**.