Herhangi bir kelime yazın!

"dismissive" in Turkish

küçümseyiciumursamaz

Definition

Bir şeyi veya bir kişiyi dikkate almaya veya saygı göstermeye değer bulmadığını gösteren tutum.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle birinin tutumunu, jestini veya davranışını tanımlamada kullanılır. Özellikle 'dismissive attitude', 'dismissive gesture', 'dismissive remark' gibi ifadelerle geçer. Biraz resmi, çoğunlukla yazılı dilde ve davranış tartışmalarında rastlanır.

Examples

His dismissive response hurt her feelings.

Onun **küçümseyici** cevabı, onun duygularını incitti.

She gave a dismissive wave and walked away.

O, **küçümseyici** bir el hareketiyle uzaklaştı.

The teacher was dismissive of the student's question.

Öğretmen, öğrencinin sorusuna karşı **küçümseyici**ydi.

"Don’t be so dismissive—his idea might actually work," she said.

"Bu kadar **küçümseyici** olma—onun fikri gerçekten işe yarayabilir," dedi.

His tone was totally dismissive, as if he couldn't care less.

Onun tonu tamamen **küçümseyici**ydi, sanki hiç umursamıyordu.

People found his dismissive comments really annoying in the meeting.

Toplantıdaki **küçümseyici** yorumları insanları gerçekten rahatsız etti.