"defile" in Turkish
Definition
Kutsal, saygın ya da saf kabul edilen bir şeyi bozmak, kirletmek ya da onurunu zedelemek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi bir kullanım; kutsal veya çok saygın şeylerin bozulması için kullanılır ('defile a temple', 'defile one's honor'). Gündelik kirlenmeler için kullanılmaz.
Examples
They were punished for trying to defile the sacred statue.
Kutsal heykeli **kirletmeye** çalıştıkları için cezalandırıldılar.
She refused to defile her hands with dishonest work.
O ellerini sahtekarlıkla **kirletmeyi** reddetti.
You must not defile this holy place.
Bu kutsal yeri **kirletmemelisin**.
The scandal defiled his reputation forever.
Skandal onun itibarını sonsuza dek **lekeledi**.
He would rather suffer than defile his conscience.
Vicdanını **kirletmektense** acı çekmeyi tercih etti.
The river was defiled by toxic waste from the factory.
Nehir, fabrikanın zehirli atıklarıyla **kirletildi**.