"cross paths" in Turkish
Definition
Günlük hayatta birini planlamadan, tesadüfen karşılaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Deyim olup, samimi ve günlük konuşmada kullanılır. Kısa ve plana dayalı olmayan karşılaşmalar için uygundur; kastedilen fiziksel yol kesişmesi değildir.
Examples
I crossed paths with my old teacher at the supermarket.
Süpermarkette eski öğretmenimle **yolum kesişti**.
We often cross paths at the bus stop before work.
İşe gitmeden önce otobüs durağında sık sık **yolumuz kesişir**.
If we cross paths again, I’ll say hello.
Yeniden **yolumuz kesişirse**, selam vereceğim.
I never expected to cross paths with her in a different country!
Başka bir ülkede onunla **yolumun kesişeceğini** hiç beklemezdim!
You’re bound to cross paths with interesting people in a big city.
Büyük bir şehirde ilginç insanlarla **yolunun kesişmesi** kaçınılmaz.
Funny how our lives crossed paths after so many years apart.
Yıllar sonra hayatlarımızın tekrar **kesişmesi** ilginç.