Herhangi bir kelime yazın!

"crinkle" in Turkish

buruşmakkırışmak (hafif)

Definition

Bir yüzeyde küçük, hafif kırışıklıklar veya buruşukluklar oluşması durumu. Genellikle kağıt, cilt veya kumaşta olur.

Usage Notes (Turkish)

‘crinkle’ daha çok yüzeydeki minik, hafif kırışıklıklar için kullanılır. Gözlerin gülümseme sırasında hafif kırışması gibi. Derin kırışıklık için ‘wrinkle’ kullanılır.

Examples

Please don't crinkle the paper.

Lütfen kağıdı **buruşturma**.

Her eyes crinkle when she smiles.

O gülümsediğinde gözleri **buruşur**.

The leaves crinkle in autumn.

Sonbaharda yapraklar **buruşur**.

Don’t you love how chips crinkle when you eat them?

Cipsleri yerken nasıl **hışırdadığına** bayılmıyor musun?

He handed me a letter, already crinkled from being in his pocket.

Cebinde kalmaktan çoktan **buruşmuş** bir mektup verdi.

Her nose crinkled at the smell of burnt toast.

Yanık tost kokusunda burnu **buruştu**.