Herhangi bir kelime yazın!

"convicting" in Turkish

suçlu bulansuçluluk hissettiren

Definition

Birinin suçlu olduğunu ortaya koyan ya da insanlara yanlışlarından dolayı suçluluk hissettiren şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuki ifadelerde ('convicting evidence' suçluluğu ispatlayan kanıt) ve bir kişinin kendini kötü ya da suçlu hissettiği durumlarda kullanılır. 'Convincing' (ikna edici) ile karıştırılmamalı.

Examples

The jury found the convicting evidence very strong.

Jüri, **suçlu bulan** delilleri çok güçlü buldu.

His speech was very convicting and made everyone think.

Konuşması çok **suçluluk hissettiren** ve herkesi düşündürdü.

The letter was convicting for him to read.

O mektup onun için okumakta oldukça **suçluluk hissettiren** bir şeydi.

Hearing her talk about honesty was really convicting to me.

Onun dürüstlük hakkındaki konuşmasını duymak benim için gerçekten **suçluluk hissettirdi**.

That movie had a convicting message about forgiveness.

O filmde affetmeyle ilgili **suçluluk hissettiren** bir mesaj vardı.

It's hard to ignore such a convicting argument.

Böylesine **suçluluk hissettiren** bir savı görmezden gelmek zordur.