Herhangi bir kelime yazın!

"conducive" in Turkish

elverişlikatkıda bulunanuygun (ortam/politika/koşullar için)

Definition

Bir şeyin gerçekleşmesini kolaylaştıran veya istenen sonuca yardımcı olan durum ya da ortam anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya akademik ifadelerde kullanılır. 'conducive to' şeklinde istenen sonucu belirten ifadelerle beraber geçer ('conducive to learning'). Kişiler için değil; ortam, durum veya koşullar için kullanılır.

Examples

A quiet room is conducive to studying.

Sessiz bir oda, ders çalışmak için **elverişlidir**.

Warm weather is not always conducive to working hard.

Sıcak hava her zaman sıkı çalışmaya **elverişli** değildir.

Soft music can be conducive to relaxation.

Yumuşak müzik rahatlamaya **katkıda bulunabilir**.

The office layout isn't very conducive to teamwork.

Ofis düzeni ekip çalışması için çok **uygun** değil.

Late-night screen time isn't exactly conducive to a good night's sleep.

Gece geç saatlerde ekrana bakmak güzel bir uyku için hiç **elverişli** değildir.

If you want people to speak up, you need a conducive environment.

İnsanların konuşmasını istiyorsanız, **elverişli** bir ortam sağlamalısınız.