"concurrent" in Turkish
Definition
Birden fazla olay veya işin aynı anda gerçekleşmesi durumu. Sıklıkla eşzamanlılık içeren durumları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Concurrent' kelimesi genellikle teknik, akademik veya hukuki alanlarda kullanılır; 'concurrent users', 'concurrent sentences' gibi. Fiziksel yakınlık değil, sadece zamansal eşzamanlılık anlatır. 'Consecutive' (ardışık) ile karıştırmayın.
Examples
The two meetings are concurrent, so I can't attend both.
İki toplantı **eşzamanlı** olduğu için ikisine de katılamam.
The app can support concurrent users.
Uygulama **eşzamanlı** kullanıcıları destekleyebilir.
Three concurrent projects are in progress.
Üç **eşzamanlı** proje yürütülüyor.
He received concurrent sentences for the different crimes, so he'll serve his time all at once.
Farklı suçlar için **eşzamanlı** cezalar aldı, bu yüzden hepsini aynı anda çekecek.
We're handling several concurrent deadlines this month, so the team's under pressure.
Bu ay birden fazla **eşzamanlı** teslim tarihiyle ilgileniyoruz, bu yüzden ekip baskı altında.
With concurrent streams, you can watch videos and download files at the same time.
**Eşzamanlı** akışlar sayesinde, aynı anda video izleyebilir ve dosya indirebilirsiniz.