Herhangi bir kelime yazın!

"bread and water" in Turkish

ekmek ve su

Definition

Çok basit ve sade bir öğün, genellikle sadece ekmek ve sudan oluşur. Genellikle asgari veya zor koşulları, özellikle hapishanede ceza olarak verilen yemeği ifade etmek için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade hem gerçek anlamda (sadece ‘ekmek ve su’ yemek) hem de mecazi olarak (çok basit ya da zor bir yaşam) kullanılır. Genellikle tarihi veya kurgusal hapishane bağlamlarında geçer; günlük konuşmada nadirdir.

Examples

The prisoners were given only bread and water for three days.

Mahkumlara üç gün boyunca sadece **ekmek ve su** verildi.

He survived with just bread and water when lost in the forest.

Ormanda kaybolduğunda sadece **ekmek ve su** ile hayatta kaldı.

Children cannot grow healthy on bread and water alone.

Çocuklar sadece **ekmek ve su** ile sağlıklı büyüyemez.

Don’t expect to be treated well in jail—you’ll probably get bread and water if you misbehave.

Hapiste iyi muamele bekleme—yaramazlık yaparsan sadece **ekmek ve su** alırsın.

When my parents were strict, dinner sometimes felt like bread and water as a punishment.

Ailem sıkı davrandığında, bazen akşam yemeği **ekmek ve su** cezası gibi hissedilirdi.

After overspending on vacation, I’m on a bread and water budget this month.

Tatilde fazla harcayınca, bu ay **ekmek ve su** bütçesindeyim.