"blurt" in Turkish
Definition
Düşünmeden, kontrolsüzce bir anda bir şeyi söylemek. Genellikle aniden ağızdan kaçar.
Usage Notes (Turkish)
‘blurt’ genellikle ‘out’ ile ('blurt out') kullanılır; gayriresmi bir ifadedir. Çoğunlukla pişmanlık veya utanç duyulan şeyler, itiraflar ya da sırlar için kullanılır. ‘burst’ ve ‘blur’ ile karıştırmayın.
Examples
He blurted the answer in class.
Sınıfta cevabı **ağzından kaçırdı**.
She couldn't help but blurt her secret.
Sırrını **ağzından kaçırmadan** edemedi.
Try not to blurt during the meeting.
Toplantıda **ağzından kaçırmamaya** çalış.
I didn't mean to blurt that out—it just slipped!
Bunu **pat diye söylemek** istememiştim—ağzımdan kaçtı!
Kids sometimes blurt things that adults keep quiet.
Çocuklar bazen büyüklerin gizli tuttuğu şeyleri **ağzından kaçırır**.
Before I could stop myself, I blurted out his nickname.
Kendimi durduramadan onun lakabını **ağzımdan kaçırdım**.