"belted" in Turkish
Definition
Kemer takılmış ya da kuşakla bağlanmış olan şeyler için kullanılır; bir şerit veya bant gibi görünen nesneler için de geçerlidir. Nadiren güçlü bir hareketi veya vurmayı betimlemek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle giysi tariflerinde ('belted coat') veya bant/şerit anlatımında kullanılır. Fiil olarak güçlü hareket veya darbe anlamında daha az yaygındır. 'belted out' (yüksek sesle şarkı söylemek) ile karıştırmayın.
Examples
She wore a belted coat to the party.
Partiye **kemerli** bir kaban giydi.
The horse had a belted stripe around its middle.
Atın gövdesinde **kuşaklı** bir şerit vardı.
The dress is belted at the waist.
Elbise belden **kemerli**.
He belted the ball across the field in one powerful kick.
Topu tek güçlü vuruşla sahanın öbür tarafına **şiddetle gönderdi**.
Her new jacket is stylish and belted for a fitted look.
Yeni ceketi şık ve **kemerli**, bu da ona oturmasını sağlıyor.
The old car was belted by a hailstorm last night.
Dün gece dolu eski arabayı **sertçe vurdu**.