"at a stretch" in Turkish
Definition
Hiç durmadan, ara vermeden bir şeyi belirli bir süre boyunca yapmak. Genellikle bir işi tek seferde ya da uzun süre kesintisiz yapmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir zaman ifadesinden sonra gelir (ör: 'üç saat aralıksız'). Hem resmî hem gayriresmî dilde kullanılır. 'üst üste' (in a row) ile karıştırmayın; burada ara vermemek vurgulanır.
Examples
I can read for hours at a stretch.
Saatlerce **aralıksız** okuyabilirim.
He can work eight hours at a stretch.
Sekiz saat **aralıksız** çalışabilir.
She watched the whole series at a stretch.
Tüm diziyi **tek seferde** izledi.
Honestly, I can't sit and study for more than thirty minutes at a stretch.
Dürüst olmak gerekirse, oturup otuz dakikadan fazla **aralıksız** ders çalışamam.
You really finished that whole pizza at a stretch? That’s impressive!
Gerçekten o pizzanın hepsini **tek seferde** bitirdin mi? Etkileyici!
After running for forty minutes at a stretch, I needed a long rest.
Kırk dakika **aralıksız** koştuktan sonra uzun bir dinlenmeye ihtiyacım vardı.