"acutely" in Turkish
Definition
Bir duygunun, farkındalığın veya durumun çok yoğun, güçlü ya da keskin bir şekilde deneyimlenmesi veya hissedilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da betimleyici cümlelerde, 'aware', 'felt', 'pain', 'conscious', 'sensitive' gibi kelimelerle beraber kullanılır. Nesnelerin açısını anlatmak için değil, yoğunluk için kullanılır.
Examples
She was acutely aware of the danger.
Tehlikenin **keskin bir şekilde** farkındaydı.
The pain was acutely felt in his arm.
Ağrı kolunda **yoğun olarak** hissedildi.
She acutely felt the loneliness.
Yalnızlığı **keskin bir şekilde** hissetti.
He became acutely conscious of his mistake when everyone stared.
Herkes ona bakınca hatasının **keskin bir şekilde** farkına vardı.
Children are often acutely sensitive to changes in their environment.
Çocuklar genellikle çevrelerindeki değişikliklere karşı **yoğun olarak** hassastır.
You can acutely feel the tension in the room before the announcement.
Duyuru öncesi odadaki gerilimi **yoğun olarak** hissedebilirsiniz.