"yielding" in Turkish
Definition
Kolayca boyun eğen, uyum sağlayan ya da yumuşak ve kolay bükülebilen şeyleri veya kişileri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar için kullanıldığında resmî ve biraz eski bir ifadedir; uyumlu ya da kolay ikna edilen kişileri anlatır. Nesnelerde ise gerçekten esnek veya yumuşak olanlar için kullanılır. Sert ya da inatçı şeyler için kullanılmaz.
Examples
She has a yielding personality and avoids arguments.
Onun **uysal** bir kişiliği var ve tartışmalardan uzak durur.
The sofa is very comfortable with its yielding cushions.
Kanepe, **esnek** minderleriyle çok rahat.
A yielding tree branch will bend under the snow.
**Esnek** bir ağaç dalı, kar altında eğilecektir.
His yielding attitude made it easy to reach a compromise.
Onun **uysal** tutumu sayesinde uzlaşmak kolay oldu.
The ground was so yielding my feet sank with every step.
Zemin o kadar **yumuşaktı** ki her adımda ayağım gömüldü.
Don’t mistake her yielding nature for weakness—she knows how to stand up for herself.
Onun **uysal** doğasını zayıflık sanmayın—kendini savunmayı bilir.