"whisperer" in Turkish
Definition
Fısıldayan, özellikle hayvanlarla veya insanlarla başkalarının yapamayacağı şekilde sessizce ve özel bir iletişim kurabilen kişidir. Genellikle hayvanları sakinleştirme veya anlama yeteneği olan kişiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'at fısıldayan', 'köpek fısıldayan' gibi hayvanlarla ilgili, onları anlama veya sakinleştirme yeteneğini vurgular. Sıradan fısıldama anlamında kullanılmaz.
Examples
He is known as a horse whisperer.
O, bir at **fısıldayanı** olarak tanınır.
A dog whisperer can train difficult pets.
Bir köpek **fısıldayanı**, zor hayvanları eğitebilir.
The movie was about a snake whisperer in India.
Film, Hindistan'daki bir yılan **fısıldayanını** konu alıyordu.
My friend is a real cat whisperer—even shy strays come to her.
Arkadaşım tam bir kedi **fısıldayanı**—utangaç sokak kedileri bile ona geliyor.
He's like a plant whisperer—anything he touches grows.
O, adeta bir bitki **fısıldayanı**—dokunduğu her şey büyüyor.
Some teachers are classroom whisperers—they handle tough kids with ease.
Bazı öğretmenler sınıf **fısıldayanı** gibidir—zor çocuklarla rahatça başa çıkarlar.