"welling" in Turkish
dolmakkabarmakyükselmek
Definition
Sıvı, gözyaşı veya duyguların yavaşça yükselip dışa taşmak üzere olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
'welling up' daha çok gözyaşı veya duygular için şiirsel bir anlatımla kullanılır, gündelik basit yükselmeler için tercih edilmez.
Examples
Tears were welling in her eyes.
Gözlerine yaşlar **doluyordu**.
Water is welling up from the ground.
Su, yerden **fışkırıyor**.
Anger kept welling inside him.
İçinde öfke **yükseliyordu**.
She felt a laugh welling up unexpectedly.
Beklenmedik şekilde içinde bir kahkaha **yükseliyordu**.
Memories came welling back as he looked at the photo.
Fotoğrafa bakarken anılar **kabardı**.
A feeling of pride started welling inside him during the ceremony.
Tören sırasında içinde bir gurur hissi **doğmaya** başladı.