"vouchsafe" in Turkish
Definition
Birine çoğunlukla üstünlük veya kibarlık göstererek bir şeyi vermek ya da izin vermek.
Usage Notes (Turkish)
Çok resmi ve eski bir ifadedir; günlük sohbette kullanılmaz. Genelde üstünlük veya lütuf göstermek için tercih edilir.
Examples
The king vouchsafed the prisoner his freedom.
Kral, mahkuma özgürlüğünü **lütfetti**.
She would not vouchsafe me a single word.
Bana tek bir kelimeyi bile **lütfetmedi**.
Will you vouchsafe us an answer?
Bize bir cevap **lütfeder misiniz**?
He finally vouchsafed me a glance, as if I barely existed.
Sonunda, sanki yokmuşum gibi bana bir bakış **lütfetti**.
If you would vouchsafe your opinion, I’d be grateful.
Görüşünüzü **lütfederseniz** minnettar olurum.
The director rarely vouchsafes comments to reporters, which only adds to the mystery.
Yönetmen, gazetecilere nadiren yorum **lütfeder**, bu da gizemi artırır.