"traipse" in Turkish
Definition
Belirli bir amacı olmadan yavaşça ve isteksizce dolaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi bir kelime değildir; yorulmuş ya da canı sıkkın bir şekilde dolaşmayı anlatır. Kararlı ya da hızlı yürüyüş için kullanılmaz.
Examples
We traipsed around the city all afternoon.
Bütün öğleden sonra şehirde **aylak aylak dolaştık**.
The children traipsed through the mud to get home.
Çocuklar eve gitmek için çamurun içinden **boş boş dolaştı**.
She didn't want to traipse around the mall for hours.
O saatlerce alışveriş merkezinde **aylak aylak dolaşmak** istemiyordu.
We had to traipse up and down the hills to find the campsite.
Kamp alanını bulmak için tepeleri yukarı aşağı **aylak aylak dolaşmak** zorunda kaldık.
After traipsing around all day, my feet were killing me.
Bütün gün **aylak aylak dolaştıktan** sonra ayaklarım mahvoldu.
Honestly, I don’t feel like traipsing all over town tonight.
Dürüst olmak gerekirse bu gece şehrin her tarafında **aylak aylak dolaşmak** istemiyorum.