"throw off the trail" in Turkish
Definition
Birini kasıtlı olarak yanıltmak veya yanlış yönlendirmek, böylece seni bulamamaları ya da ne yaptığını anlayamamaları. Takipten kaçmakla ilgili kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle polisiye, macera hikayelerinde veya birinden kaçarken kullanılır. Gerçekten bir şey fırlatmak anlamı taşımaz, birini bilinçli şekilde yanıltmayı ifade eder.
Examples
The thief tried to throw off the trail by hiding in an alley.
Hırsız, ara sokakta saklanarak peşindekilerin **izini kaybettirmeye** çalıştı.
She told a false story to throw off the trail anyone following her.
Peşindekilerin **izini kaybettirmek** için yalan bir hikâye anlattı.
Changing cars helped him throw off the trail the detectives.
Araba değiştirmek, dedektiflerin **izini kaybettirmesine** yardımcı oldu.
He left fake clues to throw off the trail anyone looking for him.
Kendisini arayanların **izini kaybettirmesi** için sahte ipuçları bıraktı.
They changed their route to throw off the trail the people chasing them.
Peşlerindekilerin **izini kaybettirmek** için rotalarını değiştirdiler.
Adding random details helped her throw off the trail any suspicion.
Rastgele detaylar ekleyerek her türlü şüpheyi **izini kaybettirdi**.