아무 단어나 입력하세요!

"take in stride" in Turkish

olgunlukla karşılamaksorunları soğukkanlılıkla göğüslemek

Definition

Karşılaşılan zorluklara veya kötü haberlere soğukkanlılıkla yaklaşmak, rahat biçimde üstesinden gelmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'problems', 'news', 'changes' gibi kelimelerle kullanılır; güçlü psikolojik duruşu anlatır.

Examples

She lost her wallet but took it in stride.

Cüzdanını kaybetti ama **olgunlukla karşıladı**.

He takes criticism in stride and keeps improving.

Eleştirileri **olgunlukla karşılıyor** ve kendini geliştirmeye devam ediyor.

The kids took the bad news in stride.

Çocuklar **kötü haberi olgunlukla karşıladı**.

When my boss gave me more work, I just took it in stride and finished it on time.

Patronum bana daha fazla iş verdiğinde, sadece **olgunlukla karşıladım** ve zamanında bitirdim.

You really know how to take things in stride—nothing seems to bother you!

Sen gerçekten **her şeyi olgunlukla karşılamayı biliyorsun**—hiçbir şey seni sarsmıyor!

Life throws surprises, but she always takes them in stride.

Hayat sürprizlerle dolu ama o her zaman **onları olgunlukla karşılar**.