"swink" in Turkish
Definition
Çok ağır şekilde çalışmak veya emek vermek. Eski ya da şiirsel Türkçede kullanılır, günümüzde yaygın değildir.
Usage Notes (Turkish)
Çok eski ve edebi bir kelimedir. Günlük konuşmada 'çok çalışmak', 'emek vermek' gibi ifadeler kullanılır.
Examples
He must swink from dawn to dusk in the fields.
O, tarlada sabahtan akşama kadar **didinmek** zorunda.
The old poem said, 'Who does not swink, shall not eat.'
Eski şiirde deniyordu ki, 'Kim **didinmezse**, yemek yiyemez.'
'We swink for bread and water,' the peasants cried.
Köylüler bağırdı: 'Biz ekmek ve su için **didiniyoruz**.'
Back in those days, folks would swink all their lives just to survive.
O dönemlerde insanlar hayatta kalmak için ömür boyu **didinirdi**.
You won't hear anyone swink today—except maybe in a Shakespeare play!
Bugün kimse '**didinmek**' demez—belki sadece bir Shakespeare oyununda!
Every line of the ancient text reminded them how their ancestors used to swink.
Antik metindeki her satır, atalarının bir zamanlar nasıl **didindiklerini** hatırlatıyordu.