아무 단어나 입력하세요!

"stubbornly" in Turkish

inatla

Definition

Bir kişi iyi nedenler olmasına rağmen düşüncesini veya davranışını değiştirmemekte ısrar ettiğinde yapılan bir hareket biçimi.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır; tavsiye veya gerekçeleri göz ardı eden davranışlar için kullanılır. 'Firmly' ya da 'persistently'den daha inatçı ve mantıksız bir tutum anlatır.

Examples

He stubbornly refused to apologize.

O, **inatla** özür dilemeyi reddetti.

The dog stubbornly sat and would not move.

Köpek **inatla** oturdu ve hareket etmedi.

She stubbornly continued drawing, ignoring her brother.

Kardeşini görmezden gelerek **inatla** çizmeye devam etti.

Even when he knew he was wrong, he stubbornly insisted he was right.

Yanlış olduğunu bildiği halde **inatla** haklı olduğunu savundu.

She stubbornly held on to her old phone, refusing to get a new one.

**İnatla** eski telefonunu bırakmayıp, yeni bir tane almayı reddetti.

The team stubbornly stuck to their plan, despite everyone else's advice.

Takım, herkesin tavsiyesine rağmen plana **inatla** bağlı kaldı.