"stop the bleeding" in Turkish
Definition
Bir yaradan akan kanı durdurmak. Ayrıca maddi kayıp veya olumsuz bir süreci durdurmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Tıp ve ilk yardımda yaygın, ama mecaz olarak kötü bir gidişatı durdurmak anlamında da kullanılır. 'Pressure to stop the bleeding' baskı uygulamak anlamına gelir.
Examples
Apply pressure to stop the bleeding.
**Kanamayı durdurmak** için baskı uygulayın.
We need a bandage to stop the bleeding.
**Kanamayı durdurmak** için bandaja ihtiyacımız var.
Did you manage to stop the bleeding?
**Kanamayı durdurabildin** mi?
The company's new plan is meant to stop the bleeding after months of losses.
Aylarca süren zarardan sonra şirketin yeni planı **kanamayı durdurmak** için hazırlandı.
We called for help right away to stop the bleeding before it got worse.
Daha kötü olmadan **kanamayı durdurmak** için hemen yardım çağırdık.
Coach made a quick timeout to stop the bleeding after three goals in a row.
Koca, art arda üç gol sonrası **kanamayı durdurmak** için hızlıca mola aldı.