아무 단어나 입력하세요!

"stifle" in Turkish

bastırmakengellemeknefesini kesmek

Definition

Bir şeyin olmasını veya gelişmesini engellemek ya da birinin kendini ifade etmesini zorlaştırmak. Ayrıca nefes almayı zorlaştıran durumlar için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda (nefes) hem aktarım anlamında (duygu, ifade) kullanılabilir. 'Stifle a laugh' (gülmeyi bastırmak), 'stifle creativity' (yaratıcılığı engellemek) gibi. 'Suffocate' ile karıştırmayın; o sadece nefesle ilgili.

Examples

It's hard to stifle a sneeze.

Bir hapşırığı **bastırmak** zordur.

She tried to stifle her feelings in front of the class.

O, sınıfın önünde duygularını **bastırmaya** çalıştı.

Smoke can stifle people in a burning building.

Bir yangın binasında duman insanlar için **nefesini kesebilir**.

He couldn't stifle a laugh when he heard the joke.

Şakayı duyunca **gülmesini bastıramadı**.

Strict rules can stifle students' creativity.

Katı kurallar öğrencilerin yaratıcılığını **bastırabilir**.

Don't let fear stifle your dreams.

Korkunun hayallerini **engellemesine** izin verme.