"squabbling" in Turkish
Definition
Genellikle önemsiz veya küçük şeyler için gürültülü veya çocukça şekilde tartışmak ya da kavga etmek.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çocuklar ya da yakınların önemsiz konular üzerine kavga etmesi anlamında kullanılır ('oyuncak için didişmek'). Ciddi kavgalar için uygun değildir. 'ile', 'hakkında', 'üzerine' ile kullanılır.
Examples
The children are squabbling over the last cookie.
Çocuklar son kurabiye için **didışıyor**.
My brothers are always squabbling about who gets to play first.
Kardeşlerim her zaman ilk kimin oynayacağı konusunda **didışıyor**.
Stop squabbling and help me set the table, please.
**Didışmayı** bırakın ve lütfen masayı hazırlamama yardım edin.
They spent the whole afternoon squabbling over nothing.
Bütün öğleden sonra hiçbir şey için **didıştılar**.
I try to ignore my roommates when they're squabbling again.
Ev arkadaşlarım yine **didışırken** onları görmezden gelmeye çalışıyorum.
We ended up squabbling over which movie to watch, as usual.
Her zamanki gibi yine hangi filmi izleyeceğimiz konusunda **didıştık**.