"situ" in Turkish
Definition
Bu kelime çoğunlukla 'in situ' ifadesiyle kullanılır ve bir şeyin orijinal yerinde veya konumunda olduğunu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Tek başına 'situ' kullanmayın; her zaman 'in situ' olarak yazın, özellikle bilimsel ve teknik metinlerde kullanılmalıdır.
Examples
The fossils were left situ in the rock for study.
Fosiller, inceleme için kayada **in situ** olarak bırakıldı.
Doctors sometimes find cancer cells situ in tissue.
Doktorlar bazen dokuda **in situ** kanser hücreleri bulur.
The painting remains situ on the ancient wall.
Tablo hâlâ eski duvarda **in situ** duruyor.
Archaeologists love when artifacts are found situ and untouched.
Arkeologlar, eserler **in situ** ve dokunulmamış bulunduğunda çok mutlu olurlar.
Leaving the bones situ made it easier to map the entire site.
Kemikleri **in situ** bırakmak tüm alanın haritasını çıkarmayı kolaylaştırdı.
You rarely see 'situ' by itself; stick with 'in situ.'
'situ'yu tek başına neredeyse hiç görmezsiniz; 'in situ' kullanın.