"set straight" in Turkish
Definition
Birinin yanlışını veya yanlış bilgisini doğru bilgiyle düzeltmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi değildir, genellikle birinin yanlışı kibarca ya da net şekilde düzeltilirken kullanılır. 'set the record straight' doğruyu ortaya koymak anlamında sık kullanılır.
Examples
Let me set straight what really happened yesterday.
Dün gerçekten ne olduğunu **doğruyu göstereyim**.
The teacher set straight the rumors about the test.
Öğretmen sınavla ilgili söylentileri **açıkladı**.
She set straight her brother about how much homework he really had.
Kardeşine gerçekten ne kadar ödevi olduğunu **doğruyu açıkladı**.
If you believe that rumor, let me set you straight.
O söylentiye inanıyorsan, seni **doğruyu göstereyim**.
I wish someone had set me straight before I made that mistake.
Keşke o hatayı yapmadan önce biri beni **uyarsaydı/doğruyu gösterseydi**.
"Just to set the record straight, I never said that," he replied.
"Sadece **doğruyu belirtmek için**, ben bunu hiç söylemedim" diye cevapladı.