"scrimp" in Turkish
Definition
Çoğunlukla para sıkıntısından dolayı çok az harcayarak, sade şekilde yaşamak veya kendini kısıtlamak.
Usage Notes (Turkish)
Olumsuz veya zorunluluk içeren bir anlamı vardır; 'scrimp and save' meşakkatle para biriktirmek demektir.
Examples
They had to scrimp to afford rent every month.
Her ay kirasını ödeyebilmek için **kısmak** zorunda kaldılar.
I don't like to scrimp on food.
Yiyecekten **kısmak** istemem.
She always scrimps on clothes to save money.
O para biriktirmek için her zaman kıyafetten **kısmak** zorunda kalır.
We had to scrimp and save for years to buy this house.
Bu evi almak için yıllarca **kısmak ve biriktirmek** zorunda kaldık.
Even when you scrimp, sometimes money just isn't enough.
Bazen ne kadar **kıssan** da para yetmiyor.
Don’t scrimp on quality when buying winter boots.
Kışlık bot alırken kaliteden **kısmayın**.