"ruthlessness" in Turkish
Definition
Başarıya ulaşmak için başkalarına acımaksızın sert ve katı olma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bağlamda, iş ve siyaset gibi alanlarda amaca ulaşmak için başkalarına zarar vermekten çekinmeyen davranışları anlatır. Küçük davranışlar için kullanılmaz.
Examples
Her ruthlessness helped her win the competition.
**Acımasızlığı**, yarışmayı kazanmasına yardımcı oldu.
Many feared his ruthlessness as a leader.
Birçok kişi onun lider olarak **acımasızlığından** korkuyordu.
The movie shows the ruthlessness of the criminal world.
Film, suç dünyasının **acımasızlığını** gösteriyor.
You have to admire her ruthlessness in business—she never backs down.
İş dünyasında onun **acımasızlığını** takdir etmek gerekir—asla geri adım atmaz.
People often confuse confidence with ruthlessness, but they're not the same.
İnsanlar genellikle özgüveni **acımasızlık** ile karıştırır, fakat aynı şey değiller.
His ruthlessness became legendary after he fired half the staff without warning.
Hiçbir uyarı vermeden çalışanların yarısını kovduktan sonra onun **acımasızlığı** efsane oldu.