"run an errand" in Turkish
Definition
Evden veya işten dışarı çıkıp alışveriş yapmak, bir şeyi teslim etmek gibi kısa süreli iş yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade samimi ve günlük dilde yaygın; genelde küçük görevler için. Birden fazla iş için 'işlerimi halletmek' denir.
Examples
I have to run an errand after work.
İşten sonra **bir işi halletmem** gerekiyor.
She needed to run an errand for her mother.
Annesi için **işe gitmesi** gerekiyordu.
Can you run an errand for me?
Benim için **bir işi halledebilir** misin?
I’ll be late—I need to run an errand on my way home.
Geç kalacağım—eve giderken **bir işi halletmem** lazım.
He stepped out to run an errand but should be back soon.
**Bir işi halletmek** için dışarı çıktı ama yakında döner.
Do you want to come with me while I run an errand?
**Bir işi halletmem** gerekirken benimle gelmek ister misin?