"ruminate on" in Turkish
Definition
Bir şeyi, özellikle bir sorun ya da önemli bir kararı uzun uzun ve derinlemesine düşünmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebî bir ifadedir. Genellikle 'karar', 'sorun' gibi konularla kullanılır. Gündelik dilde 'düşünmek' daha yaygındır.
Examples
She likes to ruminate on her life choices before deciding.
O, karar vermeden önce hayatındaki seçimleri **üzerinde düşünmeyi** sever.
Before answering, he needed time to ruminate on the question.
Cevaplamadan önce, soruyu **üzerinde düşünmek** için zamana ihtiyacı vardı.
The team ruminated on their defeat for days.
Takım, yenilgileri üzerinde günlerce **düşündü**.
He tends to ruminate on past mistakes, which makes moving forward hard.
Geçmişteki hatalarını **üzerinde düşünmeye** eğilimli, bu da ilerlemeyi zorlaştırıyor.
Sometimes you just need to stop and ruminate on what really matters to you.
Bazen sadece durmak ve senin için gerçekten neyin önemli olduğunu **düşünmek** gerekiyor.
After hearing the news, I spent the whole night ruminating on what might happen next.
Haberi duyduktan sonra, tüm gece ne olacağını **üzerinde düşündüm**.