"resonant" in Turkish
Definition
Derin, net ve uzun süren bir ses çıkaran ya da duygusal veya kültürel açıdan kalıcı etki yaratan anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'resonant voice', 'resonant sound' gibi ifadelerle yaygınca kullanılır. Edebi ve bilimsel bağlamlarda da yer alır; kalıcı etki veya derin anlam için tercih edilir.
Examples
The singer has a resonant voice.
Şarkıcının **yankılayan** bir sesi var.
His speech was resonant with emotion.
Konuşması duygu ile **yankılandı**.
A resonant bell rang through the hall.
Salonda **yankılayan** bir çan çaldı.
Her words were resonant long after the meeting ended.
Toplantı bittikten sonra bile sözleri **yankılandı**.
The movie has a resonant message that stays with you.
Filmin **etkileyici** bir mesajı var, aklınızda kalıyor.
That guitar produces a really resonant sound, doesn’t it?
O gitar gerçekten **yankılayan** bir ses çıkarıyor, değil mi?