"recede from" in Turkish
Definition
Bir şeyden fiziksel olarak veya bir fikir, söz gibi soyut olarak geri çekilmek ya da uzaklaşmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya yazılı dilde kullanılır; somut veya soyut şeyler için uygundur. Duygusal uzaklaşmada kullanılmaz.
Examples
The floodwaters slowly receded from the town.
Sel suları yavaşça kasabadan **çekildi**.
He decided to recede from his original promise.
O, ilk verdiği sözden **çekilme** kararı aldı.
The army began to recede from the border.
Ordu sınırdan **çekilmeye** başladı.
Supporters quickly receded from their position after the new law was announced.
Yeni yasa açıklandıktan sonra destekçiler hızla pozisyonlarından **çekildiler**.
As the tide comes in, the sand seems to recede from view.
Gelgit gelince kum sanki **gözden kaybolur**.
The company won't recede from its decision, no matter the criticism.
Şirket, eleştiriye rağmen kararından **çekilmeyecek**.