"recant" in Turkish
Definition
Daha önce ifade edilen bir görüşü, inancı veya açıklamayı, genellikle baskı altında veya fikrini değiştirince, kamuoyuna geri çekmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya akademik durumlarda tercih edilir; 'recant a statement/confession/belief' gibi kullanımlarda yaygındır. Sıradan geri adımlarda bu kadar resmi değildir.
Examples
Under pressure, he decided to recant his statement.
Baskı altında, ifadesini **geri çekmeye** karar verdi.
She refused to recant her beliefs even when threatened.
Tehdit edilmesine rağmen, inançlarını **geri çekmeyi** reddetti.
The witness was asked to recant his testimony.
Tanığa ifadesini **geri çekmesi** istendi.
After new evidence appeared, he had no choice but to recant.
Yeni kanıtlar ortaya çıkınca, başka seçeneği kalmadı ve **geri çekmek** zorunda kaldı.
It's rare for someone to completely recant in public, but it does happen.
Birinin tamamen halka açık şekilde **geri çekmesi** nadirdir ama olur.
The scientist publicly recanted after his data was proven false.
Bilim insanı, verileri yanlış olduğu kanıtlanınca, halka açık bir şekilde **geri çekti**.